10 Temmuz 2009 Cuma

Yansımalar / Kırılmalar




"Ama kendimi bir bütün hissetmem önemliydi.. Çok mu bencilce..? Çok az şey çağrıştırıyor ama burada elimizde kalan tek şey bu.. Ama bu zerre içinde özgürüz.. Burada öleceğim.. Her zerrem yok olacak.. Biri hariç.. Bir zerre.. Küçücük ve kırılgan.. Dünyada sahip olmaya değer yegane şey.. Onu asla kaybetmemeliyiz, satmamalıyız, vermemeliyiz.. Bizden almalarına izin vermemeliyiz.. Bu hücrenin her zerresini biliyorum.. Bu hücre her zerremi biliyor.. Biri hariç.."


Evet, geldik o malum soruya..

Bu toplumda, bu dile, örfe, geleneğe, tarihe, coğrafyaya, bu aileye doğmasaydım nasıl biri olurdum..? Fiziksel ve zihinsel açıdan farklı olur muydum..?

Büyük bir olasılıkla apayrı biri olurdum.. Dilin bile düşünce biçimine ne denli tesir ettiğini bilen biri olarak olduğum kişi olmamı sağlayan unsurlar arasında soruda saydığım etmenlerin yer aldığını gayet iyi biliyorum.. Ancak tam burada sıkıntı başlıyor benim için.. Ben çok merak ettiğim ve yanıtını bulamasam da sorusunu sormaktan bıkmadığım "öz" meselesini düşünüyorum hemen..

Beni ben yapan her şeyden bağımsız bir “öz”üm var mı..?

Her nerede yetişirsem yetişeyim bu "öz"den etkiler olacak mıydı..? Yoksa "benim özüm" diye bir şeyden söz etmek mümkün değil mi..? Bu "katışıksız özgürlük" fikrinin olmadığını, benim bağlarımın olduğunu mu gösteriyor yoksa..?

Bu beni hep “ürkütücü” bir gerçeklikle karşı karşıya bırakan bir konudur.. “Öz” kavramının tüm sosyokültürel yansıma ve kırılmalardan bağımsız olduğunu, sosyal aydınlığı emen bir prizma olmadığını düşünmek isterim bu yüzden.. Her daim insana özgürlüğü ve eşsizliği vaat eden, başka deyişle beni tüm dünyada eşsiz kılan bir alt benliğin var olduğu fikrini desteklerim.. İşte bu çok kırılgan bir noktadır.. O kara kutunun üzerine yerleştirilen binlerce kutu beni belirli yönlere, belirli gelişimlere, belirli değişimlere itmiş olabilir..

Ancak bir kara kutu olmalı.. Yoksa üzerinde durduğum zemin kayganlaşıyor..

Bir zerre.. Küçücük ve kırılgan.. 

1 yorum:

dizigunlukleri dedi ki...

"Öz" konusunda sana katılıyorum, çoğu zaman ben de merak etmişimdir şu andaki ailem yerine farklı bir ailem olsaydı ve farklı bir kültürde yetişseydim ne olurdum diye? Çok farklı olacağına eminim.

Fakat kafama takılan bir konu var, hayvansal içgüdü gibi. Bir yırtıcı hayvanın evcilleştirilemeyeceği gibi bir insanın özü de değiştirilemez mi acaba? Örneğin çingeneler. Bir çingene çocuğu ailesinden koparılı, koparıp çok ağır oldu, şöyle diyelim, evlat edinilse ve tamamen entellektüel bir tarzda eğitilip yetiştirilse yine çingene içgüdüleri taşır mı, taşımaya devam edebilir mi?

Müzikten anlama ve göbek atma çingenelere has bir özellik. Çingene göbeği mesela, bu çok absürd belki ama çingene göbeği diye birşey var, göbek atmaya programlanmış bir göbek bu ve yarım balkon gibi belki de yarım armut :) Tüm bu özellikler silinebilir mi çok merak ediyorum?